Koalisyon palavrası;
Kalleşlik ve it dalaşı
Kalleşlik ve it dalaşı
Ekim ayının
9. günü, Cemiyet-i Akvam bozuntusu birleşmiş milletler nam, dünyanın baş belâsı,
kan emici sömürge imparatorluklarının taşeronu lânetli çete Ajanslara bir
açıklama yaptı: “Bu gün itibarıyla ışid’e karşı 104 ülke bir araya gelerek bm
tarihinin en büyük işbirliği ve ittifakını gerçekleştirmiş bulunmaktadır!.” İleriki
satır aralarında ise mezkür örgüt sekreteri muhterem: ‘birleşmiş milletler
Türkiye’yi koruyacaktır!’ gibi tuhaf bir saçmalık da vazediyor.
Burada bir
girizgâh yapmak gerek. Şöyle ki: 104 ülkenin karşılarında ittifak yaptığı
terör, tedhiş ve anarşist (din tüccarlığı, uyuşturucu mafyalığı, mülteci ve
beyaz kadın ticareti yapan) unsurların maksimum gücü, Ortadoğu hinterlandında
konuşlandırılmış bütün lejyonları toplasanız 50 bin etmiyor. Bunların ikinci
dereceden patron, yerel uzantı ve yevmiyeli anarşi bozuntularını da saysanız,
yekûnu ciddi bir rakama ulaşmamakta.. Dolayısıyla bir avuç pislik domuzuna
mukabil, 104 devlet ve hükümetten oluşan uluslararası koalisyon!..
Çok ayıp. İğrenç
bir durum, tam rezillik, pespayelik ve perişanlık; Bir de, Türkiye bu güruha karşı
“bm tarafından” korunacakmış ha! Bu aşağılık bir aldatmaca, palavra ve kalleşçe
it dalaşından başka bir şey değil. Bütün Türk/İslâm ve İnsanlık âlemi ile
alenen alay ediliyor. Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun huzurunu
suiistimal ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin onur, beka ve erdemini istismar
eden birleşmiş milletler genel sekreteri'nin
Kıbrıs özel danışmanı Espen Barth Eide; “güney Kıbrıs Yunan çetesinin (iyi ki) terk
ettiği “toplumlararası (devletlerarası değil!) görüşmelerin derhal başlatılması
için gereken neyse yapılmasını adeta emrediyor. Bu ne cür’et, ne menem bir alçaklık
ve küstahlık! Hani, hâkim ve hükümran, soylu ve saygın, uluslar arası itibara
sahip Anavatan siyasetçileri nerede?
Aynı anda palikaryanın Ege’de mevcut ve aidiyeti mutlak Türk 16 ada ve 1 kayalıktaki (muhtemelen dâhili bedhahlar ile anlaşmalı), bütün Türk Milleti’ni utandıran, kamu vicdanını rencide eden ve sızlatan menfur, küstah ve kalleş işgalleri sürüyor. Dünyanın 5 silâh üreticisi ve önde gelen “ilâh+silâh+ilâç” taciri mel’unların bu gasp, işgal ve adaletsizlikten haberi yok. Belki var da, çılgın bir çatışma, kalıcı bir savaş çıksın diye kirli, irinli ve kanlı ellerini iştahla ovuşturuyorlar. Bu nevi âdi kene, akrep ve vampirlerden başka ne beklenebilir ki?..
Aynı anda palikaryanın Ege’de mevcut ve aidiyeti mutlak Türk 16 ada ve 1 kayalıktaki (muhtemelen dâhili bedhahlar ile anlaşmalı), bütün Türk Milleti’ni utandıran, kamu vicdanını rencide eden ve sızlatan menfur, küstah ve kalleş işgalleri sürüyor. Dünyanın 5 silâh üreticisi ve önde gelen “ilâh+silâh+ilâç” taciri mel’unların bu gasp, işgal ve adaletsizlikten haberi yok. Belki var da, çılgın bir çatışma, kalıcı bir savaş çıksın diye kirli, irinli ve kanlı ellerini iştahla ovuşturuyorlar. Bu nevi âdi kene, akrep ve vampirlerden başka ne beklenebilir ki?..
Bunların kanlı-kirli
oyun, menfur tuzak, alçaklık, kalleşlik, yalancılık, soytarılık, çifte
standart, iki yüzlülük ve sahtekârlıklarından dolayı İslâm âlemi kan revan
içinde. Ukrayna nâ hak yere ihanet şebekeleri ile cebelleşiyor. Libya, Mısır ve
Pakistan, sapkın kâfir lejyonlarının anarşi, terör-tedhiş ve tehdit kıskacında!
Başta, Çin mezalimine maruz Doğu Türkistan olmak üzere; Türkmen diyarları,
Bosna Hersek, Karabağ, Güney Afrika Müslümanları ile Nyammar insanlık
düşmanlarının insafına terk edilmiş durumda. Şimdi muhataplara sormak lâzım:
Ülkemizi, dolayısıyla
Türk ve İslâm âlemini adım/adım kaos, derin kriz, başıboşluk, otorite zaafı,
haksızlık, kanunsuzluk, kuralsızlık ve yolsuzluk bataklığına sürükleyen (hayatta
olanlardan) Süleyman Demirel, A. Necdet Sezer, Deniz Baykal, Tansu Çiller, Mesut
Yılmaz, Devlet Bahçeli ile (bir avuç anarşisti/teröristi haklamakta acze düşen)
dönem Genel Kurmay Başkanları ve Ergenekon furyası ile hapislere atıldığı.;
Terör-tedhiş örgüt başı diye suçlandığı halde, ülkenin en kritik günlerinde dut
yemiş bülbül gibi suskun sabık liderlerine ne demeli?

MİSAK-I MİLLİ ZAMANI
Âlemin gâvuru 2. Sevr’e
uğraşıyor. Yeniden, Türk ve Osmanlı bakiyesi Orta Doğu, İslâm coğrafyası ve
dünya nimetleri talan ediliyor. Bu korsanlığa seyirci kalınamaz. Şimdi ‘Misak-ı
Milli’yi teşmil zamanı. Kancık, kahpe, dönme-devşirme ve kriptolar geri dursun. Haydin; Yiğit,
iyi-dürüst, İmanlı-şuurlu, onurlu-sorumlu, Türk ve mert olanlar ileri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder